Anabilim Dalımız 1958 yılından bu yana Tıp Fakültesi öğrencilerine Farmakoloji eğitimi vermektedir. Eğitim verilen diğer fakülte ve yüksekokullar arasında ise Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu (1965-halen), Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi (1971-halen), İzmir Atatürk Sağlık Yüksek Okulu (1986-halen), Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (1989-halen), Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Toksikoloji Bölümü (2000- 2008) yer almaktadır.
Sağlık hizmetlerinin tüm dallarındaki öğrencilere verilen bu eğitimin yanısıra Anabilim Dalı’mızda Tıp Doktorlarına da Tıbbi Farmakoloji Uzmanlık Eğitimi verilmektedir ve Anabilim Dalı’mızda 3 adet uzmanlık öğrencisi kadrosu bulunmaktadır.
Hastanemiz zemin katında bulunan Anabilim Dalımız’da iki ana birim bulunmaktadır:
1. İlaç Analiz Laboratuvarı: bu laboratuvarda değişik nedenlerle ilaç kullanan hastaların kan, serum veya idrar örneklerinde ilaç düzeyi ölçümleri gerçekleştirilmekte ve yılda yaklaşık 25 bin hastaya hizmet verilmektedir.
2. Deneysel Araştırma Laboratuvarları: Deney hayvanları üzerinde değişik hastalıkların mekanizmalarına ve özellikle tedavilerine yönelik klinik öncesi ilaç araştırması kapsamında çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca hücre kültürü laboratuvarımızda kliniklerden gelen talep doğrultusunda karaciğer diyalizine alınacak hastalar için diyaliz makinesinde kullanılmak üzere steril apirojen (ateş oluşturmayan) kalsiyum-sitrat antikoagülasyon sistemi solüsyonları üretilmektedir.
Anabilim Dalının Tıbbi Alanı
Anabilim Dalımızda rutin hasta hizmetine yönelik olarak başta organ nakli sonrası organın reddini önleme amacıyla kullanılan immunsupressif ilaçlar olmak üzere 50’ye yakın ilacın terapötik izlemi gerçekleştirilmekte ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda hastaların tedavilerinin yönlendirilmesinde danışmanlık hizmeti verilmektedir. Terapötik ilaç izlemi dışında hasta hizmeti açısından Anabilim Dalımızda gebelikte ilaç kullanımı, klinik uygulamalarda doz önerileri, ilaçların beklenmeyen yan etkileri ve toksik (zehirlenmeye yol açan) etkileri gibi konularda ilaç danışma hizmeti sürdürülmektedir. Özellikle gebelik sırasında kullanılan ilaçların fetüs üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkiler değerlendirilerek gebeliğin devamı veya sonlandırılması konusunda klinisyenlerle işbirliği içerisinde hastalara yardımcı olunmaktadır.
Anabilim Dalımız Deneysel Araştırma Laboratuvarları’nda hastalıkların mekanizmaları ve özellikle tedavilerine yönelik deneysel çalışmalar da gerçekleştirilmektedir. Deney hayvanlarında oluşturulmuş hastalık modellerinde özellikle sepsis, endotoksik şok, diyabet, artrit ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara yönelik yeni tedavi yöntemleri bunun yanı sıra ağrı, davranış bozukluğu, toksisite çalışmaları, ilaçların yan ve metabolik etkilerine yönelik bilimsel araştırmalar yapılmaktadır. Bu laboratuarlar arasında yer alan Hücre Kültürü Laboratuvarı’nda başta damar endotel hücreleri olmak üzere çeşitli dokularda hücre kültürü çalışmaları gerçekleştirilmektedir.
Organ nakli sonrası ilaç kullanımı
Organ nakli, (yabancı dildeki adıyla “transplantasyon”) başka hiçbir tıbbi çözüm olmayan durumlarda ihtiyacı olan insanlara, başka bir insandan veya kadavradan tedavi amacıyla böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas gibi organların nakledilmesi işlemidir. Bu sayede ölümcül durumda olan veya beden işlevlerinin bir kısmını yerine getiremeyen hastanın sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlanır. Organ naklinde hastaya uygun organın bulunması ve nakledilmesinin yanı sıra nakil sonrası organın reddini önlemek amacıyla bağışıklık sisteminin baskılanması son derece önemlidir. Bu amaçla değişik ilaçlar (immunsupresifler) kullanılmaktadır. Özellikle 1980’li yıllarda siklosporin isimli ilacın geliştirilmesi ile organ naklinde yeni bir dönem başlamış; ardından takrolimus, sirolimus, everolimus gibi değişik ilaçlar kullanıma girmiştir.
İmmunosupressif tedavinin düzenlenmesi organ nakli uygulanan hastaların ameliyat sonrası izlemlerinde en önemli faktördür. Bağışıklık sistemindeki aşırı baskılanma ilaca bağlı özel yan etkilerin oluşma riskini artırabileceği gibi aynı zamanda fırsatçı enfeksiyonlar veya kanser oluşumu gibi zararlı etkilerin de ortaya çıkmasına neden olabilir. Bağışıklık sistemindeki baskılanmanın yetersiz bir düzeyde olması ise ‘red reaksiyonu’ ve organın kaybı ile sonuçlanabilir. Bu nedenle immunsupresif ilaçların kan düzeylerinin düzenli olarak ölçümü ve bu sonuçların hastanın klinik ve laboratuar bulgularıyla birlikte değerlendirilerek hastaya özgü bir doz ayarlaması yapılması (Terapötik ilaç izlemi) son derece önem taşımaktadır. Anabilim Dalımız İlaç Analiz Laboratuvarı’nda organ nakli hastalarına yönelik yılda yaklaşık 17000 ölçüm gerçekleştirilmekte, hastanemiz Organ Nakli Merkezi’nin yanı sıra Türkiye’deki değişik merkezlere hizmet verilmektedir.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Işık TUĞLULAR (İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Uygulama ve Araştırma Merkezi-ARGEFAR Müdürü)
Prof. Dr. Sibel ÜLKER GÖKSEL
Doç. Dr. Mehtap ÇINAR
Doç. Dr. Cenk CAN
Doç. Dr. Aytül ÖNAL
Doç. Dr. Şebnem Apaydın (İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Uygulama ve Araştırma Merkezi- ARGEFAR)
Doç. Dr. Murat OLUKMAN
Yrd. Doç. Dr. Ayşe EROL
Uzman
Uzm. Eczacı Ebru Bedir (İzmir 1 No’lu Etik Kurulu’nda görevli)
Uzmanlık Öğrencileri
Dr. Birol Sönmez
Dr. Deniz Coşkunsever
Dr. Derya Kocakuşak
Anabilim Dalı Sekreterlik:3903299
3903435 den 11/12


